Kore’de 1 Yıl

Hanbok Nam- The Company Redefines Hanbok Culture
Temmuz 7, 2019
Samcheong-dong | History, Tradition, Art, Culture, Theme Cafes, Unique Boutiques and More
Ağustos 9, 2019
Show all

Kore’de 1 Yıl

İtiraf etmeliyim 1.5 yıldan uzun bir süre önce Kore’ye değişim programı için gelmek üzere başvurduğumda işin buraya geleceğini hiç tahmin etmemiştim. Tam iki yıl önce yaz tatilinde bambaşka bir tecrübe kazanmak ve tatilimi geçirmek için Kore’ ye geldiğimde buraya bir kez daha gelmem gerektiğini; bu ikinci gelişin de birkaç ay sürecek olan bir üniversite değişim programı olabileceğini düşünmüştüm. Bu sebeple iki aylık Kore serüveninin ardından Eylül 2017′ de Türkiye’ye döndüğümde bir dönemlik değişim programı fikrini nasıl gerçeğe dönüştürebilrim sorusunu daha ciddi biçimde kendime sormaya başladım. O günlerde de tahminimce uzun soluklu bir yolculuk olacağını hissettiğim yurtdışı hikayeme artık başladığımı; bundan sonra da sanırım bu hikayenin benim kararlılığıma paralel olarak ciddileşeceğinin farkındaydım. Bu yüzden Kore’den döndükten sonraki bir yılın ardından üniversitemin bana sunduğu imkanları azami derecede kullanacak, bir dönemliğine global exchange programına, bir  dönemliğine de erasmusa başvuracaktım. Plan buydu ve planı harfi harfine takip ettim; iki programa da başvurdum ve bir dönem için Kore’de , bir dönem için de Birleşik Krallık’ta değişim programıyla okumaya hak kazandım. Plan tıkır tıkır işliyordu.

Türkiye’ de bulunduğum bir yılda, kesinleşmiş ve yurt dışında iki farklı ülkede geçecek olan bir yıl öncesinde elimden geldiğim gayreti çalışmalarıma ve projelerime sarf ettim, başarılı ve mutlu geçen bir yılın ardından yurtdışı serüveninin ilk durağı olan Kore’ye 18 Temmuz’da geldim. Yazının başında belirttiğim gibi; işin buralara geleceğini ben de bilmiyordum. Kore’de ilk 4 ayın ardından Kasım ayı olduğunda Birleşik Krallık’taki program için ilgili süreçlerle ilgilenmemin zamanı gelmişti. Gerekli mailleşme süreçleri gerçekleşirken aklımda bambaşka fikirler cereyan ediyordu. Kore’de geçirdiğim 3-4 aylık süre hayatımda zannettiğimden daha fazla etkili olmuştu; çok insan tanımış, çok yer görmüş ve çok yeni hayaller edinmiştim. Bu düşünceler beni planda olmayan bir seçeneği düşünmeye itti: Acaba ikinci program için Galler’ e gitmek yerine Kore’de okumaya devam mı etmeliydim? Yine o dönemde çalışma gerçekleştirdiğim alanlarda giderek daha somut çıktılara ve fikirlere ulaşıyor olmak beni planda olmayan bu seçeneği ciddi olarak ele almam için zorluyordu. Sonunda bu ihtimal daha ağır bastı ve ana üniversitem ve Kore’deki üniversitemle görüşüp programımı bir dönem daha uzattım. Artık önümde çok daha uzun bir zaman vardı. Kolları bir kat daha sıvamak için yeterli bir zaman.

İlk dönemi başarıyla tamamlamamın ardından uzun zamandır fikri altyapısını hazırladığımız uluslararası dernek ve sivil toplum örgütü hayalimiz olan Youngact için daha somut adımlar atmaya başladım. Çevremde sosyal alanda tecrübesi ve bir vizyonu olan tanıdığım gençler hakkında düşünmeye başladım. Neticede bu büyük vizyona inandırmam ve birlikte çalışmak için motive etmem gereken doğru insanları bulmalıydım. Tanıdığım, bir vesileyle tanıştığım tüm insanları düşünüp bu alanda “en iyi” olduğuna inandığım arkadaşlarıma bu fikri açtım, kısa bir süre içinde ekibi kurdum ve artık bir topluluk kurmaya başlamıştım. İlk dönemin ardından gelen tatil döneminde hem çalışıp hem de organizasyonun sistemini ekip arkadaşlarımla inşa ettim. İkinci dönemin başlamasıyla biz de önce PR çalışmalarımıza, sonrada ürettiğimiz proje ve etkinlikleri gerçekleştirmeye başladık. Bir dönem boyunca küçük adımlarla başlattığımız çalışmalarımızın kapsamını her geçen gün büyüttük, bir dönemin bitmesinin ardından bu büyüme çalışmalarımıza devam ediyoruz. Artık Youngact Kore, Seul’ deki farklı üniversitelere yayılmaya, farklı üniversitelerden gençleri ekosistemine dahil etmeye başladı. Bir yandan projelerimizi hayata geçirirken bir yandan da yeni iş birliklerine imza atıyoruz. Türkiye’de aynı hayale inandığımız dostlarımızla inşa ettiğimiz bu misyonun dünyanın bambaşka coğrafyalarındaki gençlerin de ihtiyacının cevabı olduğunu görmekten kıvanç duydum.

Bugün bu yazıyı yayımlarken çoktan bir yılı geçirdiğime hala inanamıyorum. Bir yılımın Kore’de geçeceğini, bu kadar çok bilgi, kültür ve tecrübe kazanacağımı, yüzlerce insanla tanışacağımı, bambaşka kültür ve toplumlardan gelen gençleri hayalimi paylaşmaya inandıracağımı ben de tahmin etmemiştim. Dediğim gibi işin buraya geleceğini hiç düşünmemiştim.

18 Temmuz 2019, Kore’ ye gelmemin yıl dönümü. Bu bir yılda çok eğlendim, güldüm ,tanıdım, keşfettim, öğrendim ve ürettim. İki ay sonra Türkiye’ye bir süreliğine dönene kadar da yaptığım tüm çalışmalarımı daha da büyütmek için, daha çok faydalı olmak, daha çok üretmek; tüm bunları yaparken de keyif almak için   elimden geleni yapacağım.

Ama doğrusu, işin hangi noktaya kadar gideceğini, hayatın beni nereye götüreceğini bilmiyorum. Galiba bu da benim yaşama arzum.

.

Yorum yazın.